İçeriğe atla
Terapi Süreci

Terapiyi bırakmak ve planlı bitirmek

Terapiyi sonlandırmanın iki yolu vardır: planlı bir bitiş ya da sessizce bırakmak. İkisi de mümkündür ama sonuçları aynı değildir. Bu sayfa bitirme kararının nasıl verildiğini, erken bırakmanın nedenlerini ve geri dönmenin nasıl işlediğini anlatır.

Planlı bitiş ile sessizce bırakmak arasındaki fark

Aradaki fark, sürecin kapanıp kapanmamasıdır. Planlı bitişte sonlandırma kararı seansta konuşulur, geriye dönüp neyin değiştiği gözden geçirilir, elde edilenlerin nasıl korunacağı planlanır ve son bir görüşmeyle süreç kapanır. Sessizce bırakmakta ise randevu alınmaz ve konu açık kalır. Bu ikincisi çok yaygındır ve genellikle bir kaçınmanın sonucudur: bırakma kararını söylemek zor gelir, uzmanı üzmekten çekinilir ya da açıklama yapmak yorucu görünür. Açık kalan süreç çoğu zaman geri dönmeyi de zorlaştırır, çünkü aradan zaman geçtikçe temas kurmak daha da güçleşir. Bırakmaya karar verdiyseniz kısa bir mesaj bile yeterlidir. Nedenini anlatmak zorunda değilsiniz; bitiriyorum demek, hiçbir şey dememekten her durumda daha iyidir. Planlı bitiş ayrıca sürecin nasıl geçtiğini birlikte değerlendirme fırsatı verir ve bu değerlendirme sizin sonraki başvurularınızda da işe yarar. Uzman açısından da kapanmış bir süreçle açık kalmış bir süreç aynı şey değildir; ilki geri dönüşe hazır bir kapı bırakır, ikincisi belirsizlik bırakır.

Erken bırakma isteği ne zaman gelir

Erken bırakma isteği en sık iki noktada gelir: ilk rahatlamadan hemen sonra ve zorlu bir konunun açıldığı dönemde. İlk durumda birkaç görüşme sonrasında belirgin bir hafifleme yaşanır ve devam etmeye gerek olmadığı hissi doğar; oysa rahatlama çoğu zaman konuşmanın kendisinden gelir ve altındaki başlık henüz çalışılmamıştır. İkinci durumda ise uzun süre kenarda tutulmuş bir konuya yaklaşılır, kaygı yükselir ve süreci kesmek en kolay çözüm gibi görünür. Bunların dışında maddi zorluk, takvim sıkışması ya da hayatta yaşanan büyük bir değişiklik de bırakma isteğini getirir ve bunlar tamamen geçerli nedenlerdir. Belirleyici olan, kararın seansta konuşulup konuşulmamasıdır. Bırakma isteğini gündeme getirmek sürecin sonlanmasını gerektirmez; çoğu zaman en verimli görüşmelerden biri olur. Kararınızı seansta açtığınızda uzman genellikle biraz daha devam etmeyi ya da doğrudan bitirmeyi önerebilir; bu öneri sizi bağlamaz. Bitirmeye kararlıysanız bunu söylemek yeterlidir ve ikna edilmeye çalışılmanız beklenen bir davranış değildir.

Bitiş seansı neye yarar

Bitiş seansı, sürecin dağınık kalmasını engelleyen kapanış görüşmesidir. Bu görüşmede genellikle nereden başlandığı ve nereye gelindiği birlikte hatırlanır, neyin işe yaradığı adlandırılır ve bunların günlük hayatta nasıl sürdürüleceği konuşulur. Zorlanma ihtimali olan dönemler öngörülür ve o dönemlerde ne yapılacağına dair bir plan yapılır. Ayrıca hangi durumlarda tekrar başvurmanın yerinde olacağı netleştirilir; bu, sonradan tereddüt etmeyi azaltır. Bitişin kendisi de bir konudur, çünkü ayrılıklar çoğu kişi için kolay değildir ve bu deneyimin seansta ele alınması sürecin bir parçasıdır. Tek bir görüşme yetebileceği gibi, uzun süren süreçlerde bitiş birkaç seansa yayılabilir. Planlı bitiş, kazanımların süreç sonrasında da elde kalma ihtimalini yükseltir. Bitiş seansında konuşulanları kısaca not almak da işe yarar, çünkü aylar sonra zorlandığınız bir anda hatırlamak istediğiniz şey tam olarak burada konuşulmuş olur. Süreç kısa sürmüş olsa bile bitiş görüşmesi atlanmamalıdır; kısa süren bir çalışmanın da bir sonucu ve bir kapanışı vardır.

Bitirdikten sonra geri dönebilir miyim

Dönebilirsiniz ve geri dönmek olağan bir durumdur. Terapi tek seferde kapanan bir işlem değildir; hayatın farklı dönemlerinde yeni başlıklar açılabilir ya da daha önce çalışılmış bir konu değişen koşullarda yeniden gündeme gelebilir. Geri dönmek önceki sürecin işe yaramadığı anlamına gelmez. Aynı uzmanla devam etmek isterseniz doğrudan iletişime geçebilirsiniz; takvimi uygun olmayabilir, bu durumda genellikle yönlendirme yapılır. Başka bir uzmanla devam etmek de mümkündür ve önceki süreci anlatmanız yeni sürecin kurulmasını kolaylaştırır. Dönüşte baştan başlanmaz; daha önce yapılan iş birikim olarak durur ve ikinci süreç çoğu zaman daha hızlı yol alır. Geri dönmeyi düşündüren şeyin ne olduğunu birkaç cümleyle not etmek, ilk görüşmeyi belirgin biçimde kolaylaştırır. Sessizce bırakmış olsanız bile geri dönebilirsiniz; bunun için özür dilemeniz ya da açıklama yapmanız gerekmez. Aradan uzun zaman geçmişse uzmanın çalışma düzeni değişmiş olabilir, bu yüzden dönmeden önce kısa bir mesajla durumu sormak en pratik yoldur.

Ara vermek bir seçenek mi

Ara vermek geçerli bir seçenektir ve bırakmakla aynı şey değildir. Yoğun bir iş dönemi, maddi bir sıkışma, taşınma ya da sağlıkla ilgili bir durum sürece devam etmeyi geçici olarak zorlaştırabilir. Böyle bir durumda sessizce kesmek yerine ara vermek istediğinizi söylemek daha iyidir, çünkü aranın süresi ve nasıl geri dönüleceği baştan konuşulabilir. Bazı süreçlerde sıklığı seyreltmek aradan daha iyi işler; iki haftada bir ya da ayda bir görüşmek sürekliliği tamamen koparmadan yükü hafifletir. Hangisinin uygun olduğunu uzmanınızla konuşarak belirleyin. Ara verirken geri dönüş için kabaca bir zaman belirlemek işe yarar, çünkü belirsiz bırakılan aralar çoğu zaman sessiz bir bırakmaya dönüşür. Ara vermek bir gerileme değil, sürecin koşullara uyarlanmasıdır. Ara verirken uzmanınızın takviminin dönüşte dolu olabileceğini de hesaba katın; uzun bir ara planlıyorsanız bunu baştan konuşmak, dönüşte yer bulma ihtimalini artırır. Kısa aralar genellikle bu sorunu doğurmaz.

İlgili sayfalar: Kaç seans sürer · Uyum olmazsa · İlk adım