İçeriğe atla
Terapi Süreci

Terapide gizlilik

Terapide konuşulanlar gizlidir ve bu gizlilik sürecin temel koşuludur. Bununla birlikte gizliliğin genel olarak tanımlanmış sınırlı istisnaları vardır. Bu sayfa ilkenin ne anlama geldiğini ve neyi ilk seansta sormanız gerektiğini anlatır.

Gizlilik ilkesi ne anlama gelir

Gizlilik, görüşmede konuştuklarınızın uzman tarafından üçüncü kişilerle paylaşılmaması anlamına gelir. Bu, aileyi, eşi, işvereni ve arkadaş çevresini kapsar; terapiye gelip gelmediğiniz bilgisi de bu kapsamdadır. İlke bir nezaket kuralı değil, mesleğin yürümesinin ön koşuludur, çünkü paylaşılacağını düşündüğünüz bir şeyi anlatmazsınız ve anlatılmayan şey üzerinde çalışılamaz. Uzmanın kendi mesleki gelişimi için süpervizyon alması yaygın bir uygulamadır; bu görüşmelerde vaka kimliği belirsizleştirilerek ele alınır ve bu istisna genellikle ilk seansta anlatılır. Gizliliğin sizin tarafınızda bir sınırı yoktur: siz istediğinizi istediğiniz kişiye anlatabilirsiniz, kural uzmanı bağlar. Uygulamanın ayrıntısını ilk görüşmede sormak ve gerekiyorsa yazılı bilgilendirme istemek hakkınızdır. Gizlilik yalnızca konuşulanları değil, görüşmenin varlığını da kapsar; uzmanınız bir tanıdığınıza sizi tanıdığını söyleyemez. Ortak bir çevreniz olması ihtimali sizi kaygılandırıyorsa bunu ilk görüşmede açıkça konuşabilirsiniz. Küçük yerleşimlerde ya da aynı iş çevresinde bu ihtimal daha yüksektir ve uzmanlar bu durumu yönetmeye alışkındır.

Gizliliğin istisnaları var mıdır

Gizliliğin sınırlı istisnaları vardır ve bunlar genel olarak ciddi zarar riski ile yasal yükümlülük başlıkları altında toplanır. Kendinize veya bir başkasına yönelik ciddi ve yakın bir tehlike söz konusu olduğunda, çocuk ya da korunmaya muhtaç bir kişinin ihmal veya istismarına dair bir durum ortaya çıktığında, bir de yargı makamının usulüne uygun talebi bulunduğunda gizlilik sınırlanabilir. Bu istisnaların kapsamı ve nasıl uygulanacağı mevzuata ve mesleki etik kurallarına bağlıdır; kişiye ve duruma göre değişebileceği için burada kesin bir çerçeve verilemez. Uzmanınızın bu sınırları ilk görüşmede size anlatması beklenir ve anlatılmadıysa sormanız yerinde olur. İstisnaların varlığı gizliliği zayıflatmaz; tersine, sınırların baştan bilinmesi konuşurken neyin nasıl ele alınacağını öngörülebilir kılar. İstisna kapsamına girebilecek bir konuşma olduğunda uzmanın doğrudan ve habersiz bir adım atması beklenen bir uygulama değildir; olağan olan, durumun sizinle konuşulması ve mümkünse birlikte bir yol bulunmasıdır. Bu nedenle risk taşıyan bir düşünceyi anlatmaktan çekinmek, çoğu zaman gereksiz bir kaygıdır.

Kayıt tutulur mu, ses ya da görüntü alınır mı

Kayıt tutulması yaygındır ama bunun ne anlama geldiği karıştırılmamalıdır. Uzmanlar genellikle görüşmeye dair kısa notlar tutar; bu notlar süreci takip etmek içindir ve saklanma biçimi mesleki kurallara tabidir. Kamu kurumlarında ayrıca kurumun kendi kayıt sistemi işler. Ses veya görüntü kaydı ise ayrı bir konudur ve bunun için sizin açık rızanız gerekir; rıza vermek zorunda değilsiniz ve vermemeniz sürecin yürümesini engellemez. Kayıt alınacaksa neden alındığını, nerede saklandığını, kimlerin erişebileceğini ve ne zaman silineceğini sorun. Kendi tarafınızdan kayıt almak isterseniz bunu uzmanınıza açıkça söyleyip onayını almanız gerekir; habersiz kayıt hem güven ilişkisini bozar hem de hukuki sonuç doğurabilir. Bu başlığı ilk seansta netleştirmek en iyisidir. Notlara erişim konusunda merakınız varsa bunu da sorabilirsiniz; kayıtların ne kadar süre saklandığı ve süreç bittiğinde ne olduğu meşru sorulardır. Kamu kurumlarında kayıt düzeni kurumun kendi mevzuatına tabidir ve bu konuda uzmanın tek başına karar verme alanı sınırlıdır.

Ailem veya eşim bilgi isteyebilir mi

İsteyebilirler, ancak bu talebin karşılanması sizin rızanıza bağlıdır. Yetişkin bir danışanın süreci hakkında yakınlarına bilgi verilmesi, siz açıkça onay vermediğiniz sürece beklenen bir uygulama değildir. Yakınların uzmanla iletişime geçmeye çalışması zaman zaman olur; bu durumda uzmanın nasıl davranacağını baştan konuşmak işi kolaylaştırır. Bilgi paylaşılmasını istediğiniz durumlar da olabilir, örneğin bir hekimle koordinasyon gerektiğinde; o zaman neyin paylaşılacağını sınırlandırmak yine sizin elinizdedir. Çocuk ve ergen görüşmelerinde işleyiş farklıdır, çünkü ebeveynin bilgilendirilmesi konusu devreye girer ve bu ayrı bir çerçeveye tabidir. Çift görüşmelerinde de bireysel olarak paylaşılan bilgilerin nasıl ele alınacağı baştan konuşulması gereken bir başlıktır. Bu soruların hepsini ilk görüşmede sorabilirsiniz. Bir yakınınız uzmana ulaşıp endişesini iletmek isterse, bunun size bildirilip bildirilmeyeceğini de baştan konuşmak yerinde olur. Rıza verdiğiniz bir paylaşımı sonradan geri almanız da mümkündür ve bu kararı gerekçelendirmek zorunda değilsiniz. Rıza, süreç boyunca değiştirebileceğiniz bir tercih olarak kalır.

Çevrim içi görüşmede gizlilik nasıl korunur

Çevrim içi görüşmede gizliliğin iki tarafı vardır ve biri tamamen sizin elinizdedir. Uzman tarafında hangi platformun kullanıldığı, görüşmenin kaydedilip kaydedilmediği ve verilerin nasıl korunduğu sorulması gereken başlıklardır. Sizin tarafınızda ise görüşmeyi yapacağınız yerin kesintisiz ve başkalarının duyamayacağı bir ortam olması gerekir. Ortak yaşam alanında oturuyorsanız kulaklık kullanmak, kapıyı kapatmak ve saati evde kimsenin olmadığı bir zamana almak pratik çözümlerdir. Araçta ya da iş yerinde yapılan görüşmeler çoğu zaman düşünüldüğü kadar korunaklı değildir. Bağlantınızın kopma ihtimaline karşı görüşme kesilirse ne yapılacağını baştan konuşun. Evde uygun bir ortam bulamıyorsanız bunu uzmanınıza söyleyin; yüz yüze görüşme bu durumda daha korunaklı bir seçenek olabilir. Görüşme için kullandığınız cihazı da hesaba katın; ortak kullanılan bir bilgisayarda oturum açık kalması ya da bildirimlerin ekranda görünmesi düşünülmesi gereken ayrıntılardır. Randevu hatırlatmalarının hangi kanaldan geleceğini seçebiliyorsanız, ev içinde görünmeyecek bir kanalı tercih edin. Bunlar küçük görünse de gizliliğin pratikte korunduğu yer burasıdır.

İlgili sayfalar: İlk seans · İlk adım · Uyum olmazsa