Uzmanla uyum olmazsa ne yapılır
Uzmanla uyum yakalayamamak sık karşılaşılan bir durumdur ve sizin ya da uzmanın başarısızlığı anlamına gelmez. Yapılacak ilk şey bunu seansta konuşmaktır. Konuşmaya rağmen değişmiyorsa uzman değiştirmek geçerli ve olağan bir karardır.
Uyum nedir ve neden bu kadar önemli
Uyum, uzmanla aranızda zor bir konuyu açabilecek kadar güven duyduğunuz çalışma ilişkisidir. Sempati ya da arkadaşlıkla aynı şey değildir; sizi rahatlatan değil, sizi anlaşılmış hissettiren bir zemindir. Bu zemin olmadan konuşma yüzeyde kalır, çünkü anlaşılmayacağınızı düşündüğünüz şeyi anlatmazsınız. Uyumun kurulması zaman alır ve ilk görüşmede hissedilmemesi olağandır; bazı kişiler için üç dört seans gerekir. Bu yüzden ilk oturumdaki tuhaflık hissini hemen uyumsuzluk saymak erken olur. Buna karşılık haftalar geçtiği halde kendinizi sürekli sansürlerken buluyorsanız, seansa giderken içinizde bir isteksizlik büyüyorsa veya anlattıklarınızın karşılık bulmadığını düşünüyorsanız bu ciddiye alınması gereken bir sinyaldir. Uyum, sürecin sonucunu doğrudan etkileyen unsurlardan biridir. Uyumun kurulup kurulmadığını anlamanın en basit ölçüsü, seansta söylemekten çekindiğiniz şeylerin listesinin zamanla kısalıp kısalmadığıdır. Liste büyüyorsa ilişki daralıyor demektir. Bu ölçü, karşınızdaki kişiyi sevip sevmediğinizden bağımsızdır; sevdiğiniz biriyle de çalışamayabilirsiniz, mesafeli bulduğunuz biriyle de çok iyi çalışabilirsiniz.
Uyumsuzluk mu, sürecin zor kısmı mı
Bu ikisini ayırmak kolay değildir ve ayrımı yapmanın en iyi yolu soruyu seansa taşımaktır. Terapinin bazı bölümleri tanımı gereği rahatsız edicidir; kaçındığınız bir konuya yaklaşıldığında uzmandan uzaklaşma isteği duymak sık görülür ve bu isteğin kendisi üzerinde çalışılacak değerli bir malzemedir. Bu durumda gitmemek, tam da işe yarayacak yerde süreci kesmek olur. Buna karşılık uyumsuzluk daha çok konudan bağımsız ve süreklidir: anlaşılmadığınızı hissetmek, tonu size uymamak, sürekli yargılandığınızı düşünmek veya konuşma biçiminin size hiç oturmaması gibi. Ayrımı tek başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Kendinizi seansa gitmek istemez halde bulduğunuzda, gitmeme kararını vermeden önce bunu seansın konusu yapmak neredeyse her zaman daha iyi sonuç verir. Ayrımı yaparken zamanlamaya bakmak da yardımcı olur: uzaklaşma isteği belirli bir konu açıldıktan hemen sonra ortaya çıkıyorsa bu çoğu zaman konunun kendisiyle ilgilidir. Buna karşılık ilk günden beri süren ve hiçbir konuya bağlanmayan bir rahatsızlık, ilişkinin kendisine işaret eder.
Uzmanınızla bunu nasıl konuşursunuz
Bu konuşmayı açmak zor görünür ama uzmanlar için beklenmedik bir durum değildir ve genellikle memnuniyetle karşılanır. Söylemek için özel bir dil aramanıza gerek yoktur; olduğu gibi söylemek yeterlidir. Neyin zorlandığını somutlaştırmak işi kolaylaştırır: seansların temposu, sorulma biçimi, konuşulan konuların seçimi, sizin fazla ya da az konuştuğunuz hissi. Uzmanınız bu geri bildirime göre çalışma biçimini ayarlayabilir, gerekirse yaklaşımını açıklayabilir. Bu konuşmayı yaptığınız için sürecin bozulacağından ya da uzmanın alınacağından endişe etmeyin; tersine, geri bildirim verilebiliyor olması ilişkiyi güçlendirir. Konuşmayı seansın sonuna bırakmak yerine başında açmak daha iyidir, çünkü üzerine konuşacak vakit kalır. Karşılık alamıyorsanız bu da kararınız için önemli bir bilgidir. Geri bildirim verirken suçlayıcı bir dil kurmanız gerekmez ve zaten en işe yarayanı kendi tarafınızdan konuşmaktır: neyin size nasıl hissettirdiğini anlatmak, karşı tarafı savunmaya geçirmeden konuyu açar. Bir konuşmada çözülmezse ikinci kez gündeme getirmek de mümkündür; tek denemede karar vermek zorunda değilsiniz.
Uzman değiştirmek başarısızlık değildir
Uzman değiştirmek sürecin başarısızlığı değil, sürece dair alınmış bir karardır. Terapide ilişki bir araç olduğu için, size uymayan bir ilişkiyle devam etmek sabır göstermek anlamına gelmez; çoğu zaman zaman ve para kaybı olur. Değiştirmeyi düşünürken kendinizi suçlu hissetmeniz yaygındır, özellikle uzmanı üzeceğinizi düşünüyorsanız. Bu, kararınızı vermenizi engellememelidir; profesyonel bir ilişkinin sonlandırılması karşı taraf için de mesleğin olağan parçasıdır. Ayrılmadan önce bunu uzmanınıza söylemek en iyisidir. İsterseniz nedenini ayrıntılandırmadan da söyleyebilirsiniz. Birçok uzman bu durumda başka bir uzmana yönlendirme yapar ve bu yönlendirme aradığınız kişiyi bulmayı hızlandırabilir. Sessizce ortadan kaybolmak yerine kısa bir kapanış konuşması yapmak, bir sonraki başlangıcı da kolaylaştırır. Bir uyarı da yerinde olur: her zorlukta uzman değiştirmek, hiçbir süreçte yeterince derine inememek anlamına gelebilir. Peş peşe kısa süren başlangıçlar yaşadıysanız, bunu yeni uzmanla konuşulacak bir başlık haline getirin. Değiştirme kararı, konuşulduktan sonra verildiğinde çok daha sağlam durur.
Değiştirirken neyi yanınızda taşıyın
Yeni bir uzmana geçerken sıfırdan başlamak zorunda değilsiniz ve önceki sürecin size bıraktığı bilgi değerlidir. İlk görüşmede daha önce bir süreç yürüttüğünüzü, ne kadar sürdüğünü ve neden sonlandırdığınızı söylemek yararlıdır; bu, önceki uzmanı eleştirmek anlamına gelmez. Nelerin işe yaradığını ve nelerin işlemediğini fark ettiyseniz bunları da aktarın, çünkü ikinci sürecin ayarlanmasını hızlandırır. Kullandığınız ilaç varsa ve bir hekim takibindeyseniz bunu mutlaka belirtin. Yeni uzmandan da aynı çerçeve sorularını sormaktan çekinmeyin; süre, sıklık, ücret ve iptal kuralı ilk görüşmede yine netleşmelidir. İkinci başlangıçta çoğu kişi ne istediğini daha iyi bilir ve bu, sürecin baştan daha isabetli kurulmasını sağlar. Değişiklik kararı böylece kayıp değil, birikime dönüşür. Yeni uzmanla da ilk birkaç görüşmenin tanışma dönemi olduğunu hatırlayın; önceki süreçle karşılaştırma yapmak bu dönemde kaçınılmazdır ama erken bir hüküm vermenizi kolaylaştırır. Kendinize yine birkaç görüşmelik bir süre tanıyın ve kararınızı ilk oturumdaki izlenime bağlamayın.
İlgili sayfalar: Kaç seans sürer · Bırakma ve bitirme · İlk seans